Kişisel Dekorasyon Tarzınızı Nasıl Bulursunuz?
İlk evime taşındığımda elimde bir tane kanepe, iki sandalye ve bavul dolusu Pinterest ekran görüntüsü vardı. Kaydettiğim fotoğraflara bakınca kafam daha da karışıyordu: birinde beton görünümlü gri bir duvar, diğerinde püsküllü krem bir örtü, bir başkasında koyu ahşap bir vitrin… Hepsi güzeldi ama hiçbiri birbiriyle konuşmuyordu. Salonu toparlamak için aldığım üçüncü halıyı da kaldırıp dolaba koyduğumda anladım ki sorun ürünlerde değil, benim henüz kendi tarzımı tanımıyor oluşumdaydı.
O günden bu yana hem kendi evimde hem de yardım ettiğim arkadaşlarımın evlerinde aynı süreci defalarca yaşadım. Dekorasyon tarzı belirleme işi, sanıldığı gibi bir stile isim koyup ona sadık kalmak değil; kendi yaşam biçiminizi mobilya, renk ve kumaş diline çevirmek. Aşağıda bunu nasıl yaptığımı, hangi soruları sorduğumu ve hangi hataları yaptığımı olabildiğince açık anlatacağım.
Önce Stilleri Tanıyın: Hangi Dilde Konuşuyorsunuz?
Bir tarzı seçmeden önce isimlerini bilmek işe yarıyor, çünkü mağazada "şöyle sıcak ama sade bir şey istiyorum" demek yerine ne istediğinizi tarif edebiliyorsunuz. Ben stilleri ezberlemedim; her birinin hangi duyguyu ürettiğine baktım.
Modern ve minimal: az eşya, net çizgi
Modern tarzı ilk denediğimde çok sevdim, sonra biraz üşüdüm. Düz yüzeyler, mat metal, keskin köşeler ve nötr renkler bu tarzın omurgası. Desen az kullanılır, kullanıldığında da geometrik ve tek renklidir. Avantajı şu: dağınıklığı affetmez ama toplandığında inanılmaz ferah görünür. Küçük evlerde bu tarzın gücü belli oluyor, çünkü göz takılacak yer bulamayınca oda büyük algılanıyor. Odanın büyüklüğüne göre desen seçimini anlattığım yazıda da değindiğim gibi, sıkışık bir salonda büyük ve yoğun desenler alanı daraltıyor.
Klasik: simetri ve kaliteli kumaş
Annemin evi tam anlamıyla klasik: ikili simetri, oymalı ahşap, kadife ve jakarlı kumaşlar, damask ve şerit desenler. Bu tarzda kumaşın dokusu, desenin kendisi kadar önemli. Kadife bir kanepeyle pamuklu bir kanepe aynı deseni taşısa bile bambaşka duruyor; bu yüzden kanepe ve yatak için doğru kumaşı seçmek klasik tarzda neredeyse tarzın yarısı demek.
Rustik ve bohem: doku ve katman sevenler için
Kendimi en rahat bulduğum yer bu ikisinin arası oldu. Rustik tarafta ham ahşap, keten, hasır, toprak tonları var; bohem tarafta ise etnik desenler, püskül, örgü, canlı renkler ve üst üste binen halılar. Bohem tarzın en büyük tuzağı, "her şey serbest" sanılması. Serbest değil: bir arada duran on farklı desenin en az bir ortak rengi olması gerekiyor. Renkler ve desenlerin nasıl uyumlu hale geldiğini ayrıntılı anlattığım bölümde bahsettiğim ortak renk kuralı, bohem denemelerimde beni birkaç kez kurtardı.
Kendi Tarzınızı Bulmanın Adımları
Stilleri tanıdıktan sonra iş asıl burada başlıyor. Ben aşağıdaki üç adımı, evini yenilemek isteyen herkese aynı sırayla öneriyorum.
1. Beğendiklerinizi biriktirin, sonra ortak noktayı arayın
İki hafta boyunca hiç ayıklamadan beğendiğiniz her odayı kaydedin. Sonra hepsini yan yana koyup şu üç soruyu sorun: Renkler sıcak mı soğuk mu? Eşyalar çok mu az mı? Yüzeyler parlak mı mat mı? Benim listemde otuz fotoğrafın yirmi altısında toprak tonları ve dokulu kumaşlar vardı; parlak hiçbir şey yoktu. Tarzımın adını kimse söylemedi, ben fotoğraflardan çıkardım. Bu yöntem, karar verirken sizi mağaza vitrinlerinin ve sezon modalarının etkisinden de koruyor; yılın popüler desen ve renklerini takip etmek güzel, ama tarzınızı belirleyen şey olmamalı.
2. Yaşam biçiminizi hesaba katın
Bu adımı atlamıştım ve krem rengi bir keten kanepeyle iki kediyle aynı evde yaşamayı denedim. Sonuç tahmin edilebilir. Dürüst olun: evde çocuk var mı, yemekleri salonda mı yiyorsunuz, misafir sıklığınız nedir, temizliğe ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz? Tarz seçimi bu cevaplarla birlikte anlam kazanıyor. Koyu zeminli desenli bir halı, düz açık renkli bir halıdan çok daha uzun süre "yeni" görünüyor. Halı seçiminin tüm odayı nasıl değiştirdiğini anlatırken de vurguladığım gibi, halı odanın en büyük tekstil yüzeyi ve tarzınızın en yüksek sesle konuşan parçası.
3. Küçük ve geri dönülebilir parçalarla test edin
Tarzından emin olmayan hiç kimse kanepe almamalı. Bunun yerine minderler, perdeler ve bir masa örtüsüyle deneme yapın. Ben bohem hevesimi üç minder ve bir püsküllü örtüyle test ettim; iki ay sonra hâlâ seviyorsam devam ettim. Minderler dekorasyonu tamamlarken aynı zamanda ucuz bir prova alanı. Perdelerde desen kullanmanın püf noktaları da burada işe yarıyor: perde odanın en yüksek yüzeyi olduğu için deseni değiştirdiğinizde tarz da bir anda değişiyor.
| Tarz | Baskın renkler | Tipik desen | Kime uygun |
|---|---|---|---|
| Modern | Gri, beyaz, siyah | Geometrik, sade | Düzen sevenler |
| Klasik | Bordo, lacivert, altın | Damask, şerit | Simetri sevenler |
| Rustik | Toprak, bej, yeşil | Ekose, dokuma | Doğal malzeme sevenler |
| Bohem | Terrakota, hardal, turkuaz | Etnik, çiçekli | Katman ve renk sevenler |
Tarzınızı bir cümleye indirin
Son adım olarak kendinize bir cümle yazın. Benim cümlem şu: "To